Telefon görüşmelerinin izinsiz kayıt altına alınması

Gizlice yapılan çekim neticesinde elde edilen ses veya video kaydı ile fotoğraflar boşanma davalarının önemli bir delil kaynağı haline gelmiştir. Ancak, boşanma davalarına ibraz edilen bu kayıtların delil olarak kabul edilebilmesi için doğal seyrinde yapılan bir sohbet veya görüntünün kaydedilmesi gerekir. Başsavcılığına ibraz ederek katılan hakkında yalan tanıklık suçundan şikayetçi olduğu ve kayıtları boşanma davasına da delil olarak sunduğu olayda; sanığın, bir daha delil elde etme olanağının bulunmadığı bir durumda iken, kaybolma olasılığı bulunan mevcut delilin muhafazasını sağlamak için değil, önceden hazırlıklı ve planlı şekilde, katılan hakkında C.

Alacak davasındaki işçi alacağı, ticari alacak, adi alacak vb. Yukarıda ifade edildiği üzere, bir delilin usulsüz olarak elde edilmesi ayrı, usulsüz olarak yaratılması ayrı bir olaydır. Usulsüz olarak elde edilen bir delil somut olayın özelliğine göre değerlendirilebilirse de; usulsüz olarak yaratılan bir delilin hiçbir şekilde delil olarak kabulü olanaklı değildir.

İş davalarında işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıkların ispatı önemli bir çekişme konusudur. İşçilerin haksız bir şekilde işten atılmaları ve alacaklarının ödenmemesi vakıalarına sıklıkla rastlanmaktadır. Taraflar, iş sözleşmesinin feshinda haklılık, alacak miktarı, çalışma süreleri vb.

Ses kaydı delil niteliğinde midir?

İş davalarında da ses kayıtları hukuka uygun olmak şartıyla delil olarak kullanılabilir. İş Davası Yargıtay Kararı: Mahkemece, davacının hastane otomasyonu üzerinden başka bir personelin şifresini kullanarak işveren aleyhine mesaj yayınladığı, akabinde savunmasının istendiği, davacının savunmasında bu olguyu kabul ve ikrar ettiği ve sonrasında Ceza davası dosyasına davacının sunduğu ve çözümü yaptırılan ses kaydındaki konuşmalardan davacının istifaya zorlandığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davalının davacının iş akdini haklı nedenle fesih hakkı oluşmuş olsa dahi, baskı ve tehdit altında verilen istifa dilekçesinin geçerli olmadığı, istifa dilekçesinin gerçek istifa iradesini taşımadığı, davacının istifaya zorlanmasının işveren feshi niteliğini taşıdığı anlaşıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekir Y7HD -K.

Yukarıda anlattığımız zorunluluklar dışında başkasına ait ses, fotoğraf ve videoları izinsiz ele geçirmek, kaydetmek veya yaymak suç teşkil edebilir. Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçu: İki kişi arasındaki konuşmayı, konuşmanın taraflarından herhangi biri kayıt altına alırsa, bu fiil suç değildir. Ancak, kaydedilen bu konuşmanın üçüncü kişilerle paylaşılması, TCK m. İki veya daha fazla kişi arasındaki aleni olmayan bir konuşmanın üçüncü kişiler tarafından gizlice kayda alınması, dinlenmesi veya hukuka aykırı ifşa edilmesi yani üçüncü kişilerle paylaşılması konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunu oluşturur.

En az 3 veya daha fazla kişinin, yüz yüze gerçekleştirdikleri, aleni olmayan, söze dayalı düşünce aktarımlarının, söyleşinin tarafı olan kişi veya kişilerce, ilgililerinin rızası olmaksızın, bir aletle kaydedilmesi halinde, fail hakkında TCK md. İletişimin taraflarından biri görüşmeyi diğer tarafın rızası dışında gizlice kayda almasına rağmen, bu kaydı üçüncü kişilerle paylaşmadığı takdirde suç oluşmaz.

Özel hayatın Gizliliğini İhlal Suçu: Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, özel hayata karşı işlenen diğer suçlara göre genel nitelikte olan bir suçtur. Yani, diğer özel suçlardan biri işlenmişse, içtima kuralları gereği fail özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ile değil, işlenen özel suç nedeniyle cezalandırılır. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, failin izinsiz bir şekilde mağdura ait bir özel hayat olayını veya bilgisini elde etmesi, kaydetmesi veya ifşa etesi ile oluşur. Özellikle belirtmek gerekir ki, iki kişi arasındaki konuşmayı taraflardan biri diğer tarafın rızası dışında kaydetmiş olsa dahi özel hayatın gizliliğini ihlal edecek bir takım ses, görüntü veya videolar söz konusuysa özel hayatın gizliliğini ihlal suçu vücut bulur.

Yargıtay uygulamasına göre, gizlice yapılan ses, fotoğraf ve video kayıtlarının delil değerine ilişkin emsal kararlar şu şekildedir:. Sanığın bacanağı, boşanma davasında kız kardeşinin sanığı aldatmadığını beyan etmiştir. Sanık ise bacanağının aldatma olgusunu bildiğini, yalan yere tanıklık yaptığını ispatlamak ve yalan tanıklık suçundan şikayetçi olmak için bacanağı ile yaptığı telefon görüşmesini planlı bir şekilde özel sorular sorarak izinsiz kayıt altına almıştır.

Fiilen de beraber oldukları dönemde, resmi nikahlı eşi katılanın sadakatinden kuşkulanan ve kendisini aldattığını düşünen sanığın, birlikte yaşadıkları evin mutfağına ses kayıt cihazı yerleştirerek katılanın bir kişiyle telefonda yaptığı konuşmalara dair seslerini kaydedip, bu kayıtları katılanın kendisini aldattığını söyleyerek müşterek arkadaşları N. Performans değerlendirme toplantısında kendisine hakaret içerikli sözler söylenmesi nedeniyle sanığın üzerindeki cep telefonu ile gizlice kayıt yaptığı, eylemi başka türlü ispat etmesinin mümkün olmadığı yönündeki savunması ile bu savunmayı doğrulayan bilirkişi raporuna göre, sanığın başkaca şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hal içerisinde iken toplantıda kendisine yönelik hakaret içerikli konuşmayı kayda aldığı, sanığın eyleminin hukuka aykırı olmadığı, bu nedenle sanığın kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun oluşmadığı kabul edilmelidir Yargıtay Taraflar arasında hakaret, tehdit, kasten yaralama suçlarından açılmış çeşitli davalar bulunmaktadır.

Müşteki erkek, kendi amcasına hiçbir kadınla ilişkisi olmadığını, eşi olan kadın sanık tarafından iftira atıldığını söylemiş, bunu duyan sanık da iftira atmadığını ispatlama çabasına girmiştir. Taraflar arasında uzun süredir devam eden geçimsizlik olup, katılanın, amcasına, herhangi bir bayanla gayrimeşru bir ilişkisinin bulunmadığını beyan ettiğini öğrenen sanığın, katılanın kendisini zan altında bırakan sözlerinin doğru olmadığını, aile içi geçimsizliğin kaynağının, katılanın olumsuz tutum ve davranışları olduğunu ispatlama amacıyla daha önceden bildiği katılana ait elektronik posta adresinin ve bu adresle bağlantılı facebook hesabının internet şifrelerini kullanmak suretiyle bilişim sistemindeki katılana özel kısımlara girdiği ve katılanın S.

Katılanların daha önce kendilerine hakaret ve tehdit içerir sözler söylediklerini işiten sanıkların, sabit ev telefonundan katılanlarla yaptıkları görüşmeyi, hakaret ve tehdit vari sözlerin sarfı üzerine teyp cihazı yardımıyla katılanların rızası dışında kasete kaydedip, elde ettikleri teyp kasetini, katılanlar aleyhine tehdit ve hakaret suçlarından açılan ve kendilerinin şikayetçi olarak yer aldıkları davada, vekilleri marifetiyle, mahkemeye delil olarak sunmaları şeklinde gelişen eylemlerinde haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu işleme kastları yoktur Yargıtay Yaşı küçük mağdur çocuğun kavga görüntülerinin kaydedilmesi TCK md.

Her iki sanık açısından da özel hayatın gizliliğini ihlal suçu oluşmuştur. Yargıtay Belirli veya belirlenebilir iki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmemeleri gerektiği yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, gizliliği sağlamaya özen gösterip, elverişli araçlar internet, telefon, telsiz, faks, mektup, telgraf, kağıt vb. Bu açıklamalar ışığında incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, resmi nikahlı eşi olan katılanla aralarında geçimsizlik olduğu; ancak, fiilen aynı konutu paylaştıkları dönemde, katılanın, telefonda görüştüğü bir yakınına, evde yaşanan olayları aktardığını ve kendisine sürekli hakaret ettiğinden bahsettiğini düşünerek, katılanın konuşmalarını gizlice telefonuna kaydettiği iddiasına konu olayda,.

Dava dosyasının incelenmesinden; İzmir 8. Sanıklara isnat edilen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun sübut bulduğuna ve eylemlerin hukuki nitelendirmesine ilişkin yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir Yargıtay Hukuka aykırı delil, hükme esas alınamaz. Davalı-davacı kadının boşanmayı gerektirecek başkaca kusurlu bir davranışı ise kanıtlanamamıştır.

Gerçekleşen bu durum karşısında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tamamen kusurlu olan davacı-davalı erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir Yargıtay 2. Yargısal uygulamada somut olayın özelliğine göre farklı yaklaşımlar olmakla birlikte temelinde bir delilin hukuka aykırı olarak elde edilmesi ile hukuka aykırı olarak yaratılmasının farklı olarak ele alındığı, hukuka aykırı yaratılan delilin hiçbir şekilde kabul edilmemesine karşın, hukuka aykırı olarak elde edilen delil konusunda olayın özelliğine göre farklı değerlendirmelerde bulunulduğu görülmektedir.

Nitekim, Yargıtay H. Yine H. Bir delilin mahkemece kabul edilebilmesi için, gerek öğretide yer alan ağırlıklı görüş, gerekse de H. Kararlarında ortaya konulan ölçüt; o delilin usulsüz olarak yaratılmamış olması ve hukuka aykırı biçimde elde edilmemesidir. Vurgulanmalıdır ki, bir delilin usulsüz olarak elde edilmesi ayrı, usulsüz olarak yaratılması ayrı bir olaydır.


  • samsung cihaz takip etme.
  • öğrenci takip programı nasıl yapılır.
  • Cep telefonu görüşmelerinin kayda alınmasının ceza hukukunda delil değeri - Hukuk Medeniyeti.
  • 165 thoughts to “İZİNSİZ SES KAYDI YAPMAK SUÇ MUDUR?”!
  • Iphone için görüşme kayıt programı.
  • Gizlice alınan video kaydının delil değeri nedir?;

Mahkemece, hükme esas alınan CD, davalı kadının rızası dışında kaydedildiği gibi sırf boşanma davasında delil olarak kullanılmak amacıyla bir kurgu sonucu oluşturulmuştur. Bu nedenle, bu delilin hukuka aykırı olarak elde edildiği dosya kapsamı ile sabittir.

Yenilikler

Eğer bu yönden kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı bulunmuyorsa, hukuk hâkimini bağlayacak bir ceza mahkemesi kararından da söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle somut olayda ortada ceza hukuku anlamında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığından Zira karar tarihi itibariyle sanıkların hükmün açıklanmasını talep etme ve sonuçta verilen kararı temyiz kanun yoluna getirme hakları bulunmamaktadır Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Bu nedenlerle Çünkü dava konusu olayda ani gelişen bir durum söz konusu olmadığı gibi, aksine davacı ile davalılardan Berrin arasında uzun süredir devam etmekte olan uyuşmazlıklar ve davalar bulunduğu dosya kapsamı ile sabittir.

Bunun dışında bir daha kanıt elde edememe durumu da yoktur. Çünkü davacının muayenehanesine giden davalıların tanık olarak gösterilmeleri ve dinlenmelerine engel bir durum bulunmamaktadır. Bu nedenle davalıların eylemlerinin davacının kişilik haklarına haksız bir saldırı oluşturduğu kabul edilmelidir.

Dava konusu olayda; davacı avukatın, önceki vekil edeni olan dava dışı A. Buna rağmen davalı A. Davalı noter başkatibi E. Savcısı da bu tedbire başvurabilecek ancak, 24 saat içerisinde hakimden bu konuda karar almak zorunda kalacaktır. Görüldüğü gibi bu düzenleme ancak sınırlı suçlarla ilgili ve sınırlı hallerde iletişimin dinlenmesi ve tespitine olanak tanımaktadır.


  • iphone takip kodu.
  • ücretsiz telefon casus programı indir?
  • arama engelleme nokia lumia.
  • iphone 7 Plus görüşme kaydı programı.
  • birinin telefonunu takip etme?

Bu sınırların dışına çıkılarak iletişimin dinlenmesi ve tespiti halinde elde edilen bilgiler yasa dışı elde edilmiş kanıt niteliğinde olacaktır. İletişimin denetlenmesine ilişkin son düzenleme ise sayılı Ceza Yargılaması Yasasında yapılmış, sayılı Yasanın Cumhuriyet savcısı kararını derhâl hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl kaldırılır.

Kayda alma gerçekleştikten sonra bu durumun anlaşılması hâlinde, alınan kayıtlar derhâl yok edilir. Tedbir kararı en çok üç ay için verilebilir; bu süre, bir defa daha uzatılabilir. Ancak, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak gerekli görülmesi halinde, hâkim bir aydan fazla olmamak üzere sürenin müteaddit defalar uzatılmasına karar verebilir. Bu hususa ilişkin olarak verilen kararda, Tespit işlemi en çok üç ay için yapılabilir; bu süre, bir defa daha uzatılabilir. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti madde 79, 80 , 2.

Kasten öldürme madde 81, 82, 83 , 3. İşkence madde 94, 95 , 4. Cinsel saldırı birinci fıkra hariç, madde , 5. Çocukların cinsel istismarı madde , 6. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti madde , 7. Parada sahtecilik madde , 8. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde , 9. Fuhuş madde , fıkra 3 İhaleye fesat karıştırma madde , Rüşvet madde , Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama madde , Silahlı örgüt madde veya bu örgütlere silah sağlama madde , Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk madde , , , , , , , , suçları.

İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması başlıklı İletişimin tespiti, belli bir telefon numarasından kimlerin ne zaman arandığı, konuşmanın ne kadar süreyle yapıldığı, elektronik posta yoluyla kimlerle iletişim kurulduğu hususlarının belirlenmesinden ibarettir. İletişimin dinlenmesi, telli veya telsiz telefonla ya da internet üzerinden yapılan konuşmalar açısından da geçerlidir. İletişimin kayda alınması ise, telli veya telsiz telefonla ya da internet üzerinden yapılan konuşmalardaki ses veya görüntüler açısından söz konusu olduğu gibi, elektronik posta yoluyla yapılan iletişimin içeriği hakkında da uygulanabilir.

Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespiti, dinlenmesi, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda alınmasına dair usul ve esaslar ile Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkındaki Yönetmeliğin tanımlar başlıklı 3. Bu yöntemle elde edilen kanıtların hukuka uygun kabul edilmeleri için de yasada öngörülen usuller dairesinde bu işlemlerin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Çünkü yapılan işlemin anılan madde kapsamında değerlendirilmesi için maddede belirtilen işlemlerin bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturma sırasında bir üçüncü kişi tarafından yerine getirilmesi gereklidir.

Dolayısıyla, katılanın kendisinden rüşvet istedikleri gerekçesiyle sanıklar ile aynı ortamda ve telefonda yaptığı görüşmeleri cep telefonuna kayıt etmek suretiyle elde ettiği kayıtların Yargıtay 5.

“Görüşme kayıt uygulaması kullanmak hapis cezasıyla sonuçlanabilir” hakkında 1 yorum var

Zira katılan eylemi bir başkasının özel hayatına müdahale olmayıp, kendisine karşı işlendiğini düşündüğü suçla ilgili olarak kaybolma olasılığı bulunan kanıtların kaybolmasını engelleyerek, yetkili makamlara sunmak amacıyla güvence altına almaktır. Kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğunun kabulü zorunludur.

Aksi takdirde kanıtların kaybolması ve bir daha elde edilememesi söz konusudur. Baskı, sf. Yani her ikisi de meşrudur.

Yargıtay'dan önemli 'ses kaydı' kararı: "Hukuka uygun"

Netice olarak, meşru savunma çerçevesinde hareket ettiğinden, üzerinde durulan sorunda mağdurun eyleminin haberleşmenin gizliliğini ihlal veya kişiler arasındaki konuşmaların kayda alınması ya da benzeri başka bir suça vücut vermediği gibi, yapmış olduğu kayıtların da hukuka uygun olarak ele geçirilmiş olduklarından pekala delil olarak değerlendirilebileceği söylenebilir. Bu yöntemle elde edilen kanıtların hukuka uygun kabul edilmeleri içinde yasada öngörülen usuller dairesinde gerçekleştirilmesi ve hakim onayından geçmesi zorunludur. Zira, katılanın kastı, bir başkasının özel hayatına müdahale olmayıp, kendisine karşı işlendiğini düşündüğü suçla ilgili olarak kaybolma olasılığı bulunan kanıtların kaybolmasını engellemek ve yetkili makamlara sunmak amacına yöneliktir.

Ancak, bunun da kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma olanağının olmadığı, ani gelişen durumlarla sınırlı olması koşulu ile hukuka uygun olacağının, aksi halde ilgili kişinin yetkili makamlara başvurma olanağı doğduktan sonraki aşamalardaki kayıtlarının ise hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olduğunun kabulü gerekmektedir.

Bu hakların kullanılmasına resmî bir makamın müdahalesi demokratik bir toplumda millî güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suçların önlenmesi, sağlığın veya ahlâkın ve başkasının hak ve özgürlüklerinin korunması için zorunlu bulunduğu ölçüde ve kanunla düzenlenmesi koşuluyla olabilir. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz.

Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde karar kendiliğinden kalkar. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz. Gerek iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması, gerekse teknik araçlarla izleme, ses ve görüntü kaydı alınabilmesi için; a İlgili maddelerde sınırlı olarak sayılan suçların işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka suretle delil elde edilememesi, b Hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararı Gerekmektedir.

Gerekli koşullar bulunduğunda, bir kişinin telefonunun dinlenmesi ya da konuşmalarının kayda alınması için hâkim veya Cumhuriyet savcısından alınan karar, sadece o kişinin temel hakkına müdahale yetkisi verir. Çünkü bu durumda temel hakkına müdahale edilen kişi şüphelidir ve elde edilen delil şüpheli aleyhine kullanılacaktır. Mağdurun, şüphelinin konuşmasını kayda almasını "meşru savunma" olarak kabul etmek ve bu nedenle hukuka uygun olduğunu ileri sürmek de mümkün değildir.

Kaldı ki, meşru savunma halinde iken suç işleyen kimseye ceza verilemez; ancak bu kişinin hukuka aykırı olarak elde ettiği delil hukuka uygun hale gelmez. Temel hak ve özgürlükleri asgari ölçüde koruyan uluslararası sözleşmelerin ve anayasaların bu konudaki hükümleri, temel hak ve özgürlükleri daraltacak şekilde yorumlanamaz.

Buna karşın, temel hak ve özgürlüklerin yasalarla daha fazla korunması mümkündür. Temel hak ve özgürlüklere müdahalenin, kural olarak, hâkim kararına bağlanarak teminat altına alınmasınındaki amaç, suçluları değil, masumları korumaktır. Hâkim kararı olmadan konuşmalarının kayda alınabileceğini ve bunun aleyhinde delil olarak kullanabileceğini düşünen kişilerin bulunduğu ülkede, bilimsel gelişme olmaz.

Zira bilim özgür ortamda üretilir. Bilim üretmeyen toplumların geri kalması kaçınılmazdır. C Karşı oy Bakımından Sonuç: Katılanın, hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından verilmiş bir karar bulunmadığı halde, sanıklarla birlikte olduğu ortamdaki konuşmaları ve sanıklarla yaptığı telefon konuşmalarını 5 ayı aşkın süreyle kayda alması "hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil" niteliğinde olup, bu kayıtların hükme asas alınması mümkün değildir. Sözü edilen kayıtların hukuka uygun olarak elde edildiğine ve hükme esas alınabileceğine ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Başsavcılığı temyiz itirazlarının kabulü ile, sanıkların beraatlarına ilişkin Yargıtay 5. Ceza Dairesinin Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE , yapılan birinci müzakerede yasal çoğunluk sağlanamadığından, yapılan ikinci müzakerede tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oyçokluğu ile karar verildi. YCGK Taner BAŞ. Çıktısı alınıp arşivlenecek bir karar olmuş, paylaşım için teşekkürler.

Avukat Suat ERGİN bey bu eylemin suç olacağını söylemiş ama cep telefonları gelen giden sms kayıtlarını devamlı tutmaktadır. Bize gelen herhangi bir tehdit hakaret mesajını delil olarak kullanabiliyoruz. Eğer telefonumuz gelen giden tüm konuşma kayıtlarını kayıt altına alıyorsa neden görüşme kaydını delil olarak kullanamıyoruz. Sonuç itibari ile özel olarak birinin görüşme kaydını kaydetmiyoruz. Üçüncü bir şahsın görüşmesinide kaydetmiyoruz. Sadece yaptığımız görüşmeleri kaydediyoruz ve bu eylemin özel hayatın gizliliğini ihlal kapsamında değerlendirilmemesi delil olarakta kullanılabilmesi gerektiği düşüncesindeyim.

Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Ayrıca bankalar telefon şirketleri vs müşteri hizmetleri kapsamında " güvenlikleri açısından " tüm konuşmaları kaydetmektedir. Bu şekilde değerlendirirsek onların yaptığınında suç olması gerekir. Eğerki görüşmeyi kaydetmeden önce sözle söyleyerek uyarması eylemi özel hayatın gizliliğini ihlalden çıkartıyorsa bizde telefonumuzdaki görüşmeleri kaydetmeden önce her arayana görüşmeleri kaydettiğimizi söylersek suç ortadan kalkarmı?

Bankalar için durumun farklı olduğu kanısındayım, şöyle ki; banka görüşmelerin kayıt altına alınacağını size bildiriyor. Sizde görüşmelerin kayıt altına alınarak yapıldığının bilinciyle konuşmaya devam ediyorsunuz.

İzinsiz görüntü kaydı alma: Nam-ı diğer paparazzi

Konuşmaya devam ederek kayda alınmasına rıza gösteriyorsunuz. Sorunuzun yanıtı mesajınızın içinde gizli. SMS kayıtlarını delil olarak kullanabilirsiniz, çünkü SMS'i gönderen kişi de dahil herkes bunların kayıt altına alındığını bilmektedir. Dolayısıyla bir SMS'i gönderen kişi yazdıklarının "izinsiz ve rızasız kayda alındığını" iddia edemez, SMS teknolojisi zaten yapısı itibariyle kayıt altına alınmayı içermektedir. Aynı şey eposta için de geçerli. Oysa bir telefon konuşmasında ses iletimi için aynı durum söz konusu değil. Bir telefon konuşmasında da kimin, kimi kaçta aradığını telefon şirketi kayıt altına alır, ancak konuşma içerikleri kaydedilmez.

Dolayısıyla telefonda konuşurken genel kural söylediklerinin kaydedilmeyeceğini varsaymaktır ve eğer karşı taraf kaydettiğini söylemeden bu konuşmaları kaydederse TCK md. TCK md. Alıntı: Yazan Admin Sorunuzun yanıtı mesajınızın içinde gizli. Alıntıladığınız mesajının sadece son cümlesi kendisine ait. Önceki cümleler Sayın Emre Boran'ın ilk mesajından alıntı. Üyemiz "alıntı" yapmayı bilmediği için böyle karışık bir mesaj ortaya çıkmış. Ben de şöyle bir soru sorayım: Bankalar vs. Sonuçta müşteri hizmetleri, " Alıntı: Yazan keskinbalta Ben de şöyle bir soru sorayım: Bankalar vs.

Bu konuda bilgilendirme yapıldığı ve konuşmanın sahibi haberi olmadan sesinin kaydedildiğini iddia edemeyeceği için suç teşkil etmeyeceği görüşündeyim.

SES KAYDI ALMAK SUÇ MU? TELEFON GÖRÜŞMESİNİ KAYIT ETMENİN HUKUKİ SONUCU NEDİR? | SelfHukuk

Neticede bu konuşmaların kayıt altına alınmaları gerektiğine de inanıyorum. Yapılan görüşmeler ile farkında olunmasa bile çoğu kez sözlü sözleşmeler gerçekleştiriliyor. Bu işlemlerin ileride ihtilaf olduğunda ispat edilebilmesi için kayıt altına alınması gerekli, aksi takdirde hiçbir işlemi telefonda yapamaz hale gelir ve her işlem için gidip yazılı işlem yapmak zorunda kalırsınız.

Bence bu konuyla ilgili ceza hukuku açısından hiçbir problem yok, ancak asıl problem tüketici hukuku yönüyle bu görüşmelerin tek taraflı kayıt altına alınması ve sadece kayıt altına alanın tasarrufu ile kullanılıyor olması. Bana sorarsanız tüketici yasasında bir madde olmalı ve görüşmelerin kayıt altına alınması ve gerektiğinde ibraz edilmesi şirket açısından ZORUNLU hale getirilmeli.

admin